Geçen hafta ABD Başkanı Donald Trump’ın federal hükümetin kapanmasına son verecek geçici bütçe tasarısını imzalamasıyla, ülke tarihinin en uzun süren kapanması 43. gününde sona erdi. Hükümet kapanmasının sona ermesi piyasalarda olumlu karşılanırken, gözler kapanma sürecinde ertelenen makroekonomik verilere çevrildi.
Hükümet kapanmasının yarattığı veri eksikliği nedeniyle ABD’de enflasyon ve işsizlik gibi önemli göstergelerde riskler devam ediyor. Bu belirsizlik ortamında, Federal Rezerv’in “bekle-gör” politikasına geçebileceği öngörülürken, faiz indirimi olasılığı da değerlendiriliyor. Ancak, kapanma nedeniyle aksayan verilerin ne zaman açıklanacağı belirsizliğini koruyor.
ABD’deki Wall Street yöneticilerinin uyarılarıyla teknoloji hisselerinde değerleme endişeleri artarken, hükümetin açılmasının ardından artan risk iştahıyla endişeler biraz törpülendi. Bu durum, yarı iletken ve teknoloji hisselerinde satış baskısına neden olurken, bazı şirketlerin hisselerinde düşüşler yaşandı.
ABD ve Avrupa borsalarında kapanmanın etkisiyle karışık bir seyir izlendi. ABD’de S&P 500 ve Dow Jones endeksleri yükselirken, Nasdaq endeksi düştü. Avrupa borsalarında ise artan risk iştahının etkisiyle yükselişler yaşandı. Önümüzdeki hafta Avro Bölgesi’nde açıklanacak veriler ve İngiltere’deki mali gelişmeler yakından takip edilecek.
Asya borsalarında Çin hariç pozitif bir seyir izlenirken, Çin’de ekonomik büyümeye ilişkin endişelerle piyasalar negatif ayrıştı. Japonya Merkez Bankası’nın açıklamalarıyla ise endişeler biraz hafifledi. Önümüzdeki hafta Asya’da açıklanacak ekonomik veriler dikkatle takip edilecek.
Türkiye’de Borsa İstanbul’da satışların öne çıktığı bir hafta yaşanırken, cari işlemler hesabının pozitif seyri devam etti. Dolar/TL kuru ise hafif yükselişle haftayı tamamladı. Önümüzdeki hafta Türkiye’de açıklanacak ekonomik veriler yakından izlenecek.
Yorum Yap