Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 11 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada Türkiye’nin doğurganlık hızının rekor düşük seviyeye indiğini belirtti, kadın istihdamını artırma hedefini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 11 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Nüfus Politikaları Kurulu toplantısına başkanlık etti. Yılmaz, toplantıda kadınların iş gücüne katılım oranını 2028 yılına kadar yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2025 yılında toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indi.
Toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve diğer ilgili kurum temsilcileri katıldı. Yılmaz, küresel bir sorun haline gelen nüfusun kendini yenileyememesi konusunun uzun vadeli politikalar gerektirdiğini vurguladı. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısının 2017’de dörtten 2025’te 59’a yükseldiği bildirildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, TÜİK çalışmalarının mevcut düşüş eğilimi devam ederse çocuk nüfus oranının 2100 yılında yüzde 9,9’a kadar gerileyeceğini öngördüğünü belirtti. Ortanca yaşın 34,9’a yükselmesi ve yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerinde olduğu il sayısının 62’ye ulaşması da demografik değişimin boyutunu gösterdi.
Yılmaz, doğurganlıktaki düşüşün yönünü değiştirmek için sadece ekonomik desteklerin yeterli olmadığını ifade etti. Aile kurma ve çocuk sahibi olma kararının ekonomi, konut, çalışma hayatı, eğitim ve sağlık gibi pek çok etkenin birlikte belirlediği bir karar olduğunu aktardı. Cumhurbaşkanının 2026-2035 dönemini “Aile ve Nüfus On Yılı” ilan etmesiyle uzun vadeli ve bütüncül bir dönemin çerçevesini çizdiklerini söyledi.
Bu kapsamda, analık iznini toplam 24 haftaya, çoğul gebeliklerde ise 26 haftaya çıkardılar. Babalara verilen mazeret izni 10 güne yükseltildi. Ayrıca, doğum veya evlat edinme sonrasında anne ve babalara çocuk ilköğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı sağlandı.
Tek seferlik doğum yardımı 5000 Türk lirasına yükseltilirken, ikinci çocuklar için beş yaşına kadar aylık 1500 Türk lirası, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5000 Türk lirası düzenli ödeme uygulaması hayata geçirildi. Aile ve Gençlik Fonu ile 18-25 yaş arası gençlere 250 bin lira, 26-29 yaş arası gençlere 200 bin lira faizsiz kredi desteği sunuldu. Bugüne kadar 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verildiği ve 186 bin civarında kredi ödemesi gerçekleştirildiği açıklandı.
Yüz yılın konut projesi kapsamında 18-30 yaş arası gençlere yüzde 20, üç ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yüzde 10 kontenjan ayrıldı. Özel öğretim kurumlarının eğitim ücretlerindeki yıllık artışa üst sınır getirilerek ailelerin eğitim yükü hafifletildi. Kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısı 50’den 30’a indirildi ve 7 gün 24 saat hizmet verebilecek bakımevlerinin önü açıldı.
150 bağımsız bölümün üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılması zorunlu hale getirildi. Yılmaz, özellikle kadınların aile ve çalışma hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı bir yapıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini belirtti. 2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların iş gücüne katılım ve istihdam oranlarının artırılması temel politika alanlarından biri olarak belirlendi.
Yılmaz, Resmi Gazete’de 1 Mayıs’ta yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını ve yaş doğrulamasının zorunlu hale getirildiğini hatırlattı. Sanal oyunların yaşa uygun derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının kurulmasının da zorunlu tutulduğunu ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsü kuruldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, küresel ölçekte medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütüldüğüne dikkat çekti. Türkiye’nin kendi medeniyet ve değerleri doğrultusunda çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı olarak gördüğünü vurguladı. Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dile izin verilmeyeceğini söyledi.
Mayıs ayının son haftası “Milli Aile Haftası” olarak ilan edildi. Türk Devletleri Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası platformlarda da aile ve nüfus gündeminin öncelikler arasına alındığı belirtildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ev sahipliğinde 26-27 Ekim’de İstanbul’da Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı düzenleneceği bildirildi. Yılmaz, nüfus meselesini güçlü aile yapısını koruma ve milletin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele aldıklarını ifade etti.
Yorum Yap