İsrail, ateşkes anlaşmasını ihlal ederek güney Lübnan’da işgal alanını genişletiyor. Litani Nehri’nin kuzeyine ilerleyen İsrail güçleri, stratejik Şakif Kalesi’ni ele geçirdi.
İsrail ordusu, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun talimatıyla güney Lübnan’da hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı. Ateşkes anlaşmasına rağmen ilerleyen İsrail güçleri, sınır hattında oluşturduğu ve ‘Sarı Hat’ olarak adlandırdığı işgal bölgesini Litani Nehri’nin kuzeyine taşıdı.
17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesin ihlal edildiği bölgede, İsrail birlikleri 30 Mayıs’ta Yahmur üzerinden ilerleyerek Doğu Zavtar ve Şakif Ernun beldelerine ulaştı. Bu ilerleyiş, Litani Nehri’nin kuzeyine taşınan işgal alanıyla stratejik bir boyut kazandı.
Yaklaşık 170 kilometre uzunluğundaki Litani Nehri, güney Lübnan’ı kuzey ve güney olarak ayıran doğal bir sınırdır. İsrail ordusu, yoğun hava ve topçu saldırıları eşliğinde ilerleyerek Litani Nehri’nin kuzeyindeki tarihi ve stratejik öneme sahip Şakif Kalesi’ni işgal ettiğini duyurdu. Kale, deniz seviyesinden 700 metre yükseklikte olup bölgenin geniş bir bölümünü gözetleme imkanı sunuyor.
Şakif Kalesi, 1982’deki İsrail işgalinin ardından 18 yıl İsrail kontrolünde kalmış ve 2000 yılında İsrail ordusunun çekilmesiyle boşaltılmıştı. Kale, Nebatiye, Mercayun ve Hasbaya bölgelerine uzanan yolları kontrol edebilen konumuyla tarih boyunca askeri açıdan büyük önem taşıdı.
Emekli Tuğgeneral George Nadir, Şakif Kalesi’nin el değiştirmesini ‘dönüm noktası’ olarak değerlendirerek, kalenin Litani Nehri’nin güneyi, Nebatiye bölgesi, kuzey İsrail yerleşimleri ve Akdeniz’e kadar uzanan hattı gözetleme imkanı sunduğunu belirtti. Nadir, İsrail’in baskı kurma hedefinin bir parçası olarak Zehrani Nehri’nin güneyindeki bölgeleri ‘çatışma alanı’ ilan ettiğini söyledi.
Emekli Tuğgeneral Hişam Cabir ise İsrail’in ilerlemesinin temel amacının askeri kazanımdan çok müzakere masasında elini güçlendirmek olduğunu ifade etti. Cabir, İsrail’in ilerlediği her kilometreyi çekilme karşılığında pazarlık konusu yapmak istediğini ve bunun Washington’daki müzakerelerde kullanılacak bir ‘baskı kartı’ niteliği taşıdığını belirtti. Cabir, saldırıların sürdüğü bir ortamda yürütülen müzakerelerin sonuç üretme ihtimalinin zayıfladığını ekledi.
İsrail ordusu, 2 Mart’ta başlattığı saldırılarla Lübnan’ın güneyinde çok sayıda beldeyi işgal etmişti. 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail, hava ve kara saldırılarını sürdürdü. Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail’in saldırılarında 3 bin 400’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Yorum Yap